Bay Bay Nakit

Bay Bay Nakit, neredesin keklik

Geçen hafta televizyon izlerken BKM ‘nin son banka kartı reklamına denk geldim. Bay Bay Nakit sloganı ile, Osmanlı kekliğini kullanarak (bu arada nakit kelimesi Osmanlıca’da keklik anlamına da geliyormuş) hoş ve komik bir reklam filmi yapmış. Aynı şekilde bu reklam için de bir mikro site açmışlar. Sitede reklam filmlerinden örnekler (kısaca nakit hikayeleri demişler), neden [...]

Geçen hafta televizyon izlerken BKM ‘nin son banka kartı reklamına denk geldim. Bay Bay Nakit sloganı ile, Osmanlı kekliğini kullanarak (bu arada nakit kelimesi Osmanlıca’da keklik anlamına da geliyormuş) hoş ve komik bir reklam filmi yapmış. Aynı şekilde bu reklam için de bir mikro site açmışlar. Sitede reklam filmlerinden örnekler (kısaca nakit hikayeleri demişler), neden banka kartı kullanmamız gerektiğini açıklayan 10 madde, sosyal medyada Bay Bay Nakit vb. bilgilendirici ve tanıtıcı içerikler yer alıyor. Reklam güzel, fikir güzel yalnız gelelim fasulyenin faydalarına…

Banka kartı, Avrupa’da yaygın bir şekilde kullanılan bir kart. Hatta Avrupa’da kredi kartı kullanımı düşük olduğu için, insanlarda ellerindeki parayı harcama kültürü var, insanlar genel olarak banka kartlarıyla alışveriş yapıyor, kredi kartı almak için üniversite mezunu olmak gerekiyor, ya da yeterli kredi notunuz olması gerekiyor. Bizdeki gibi kredi kartı alırsanız size şemsiye veririz tarzı şeyler yok, gerçi artık onlar bizde de yasaklandı diye biliyorum. Neyse, reklamlardan birine yazının en sonunda yer vereceğim, ama asıl bahsetmek istediğim konu banka kartı ve Türkiye, daha doğrusu Türk halkı. Banka kartının iki farklı tarafı var, biri müşteriler yani halk için olan kısmı, öbürü ise kurumsal yani firmalar için olan kısmı. İki taraf hakkında da bildiklerimi aktarmayı umuyorum.

İşin kurumsal tarafından bakalım önce. BKM kendi hayrına tabi ki de banka kartının kullanılmasını yaygınlaştırmak istemiyor, işin öncelikli amacı vergi kaçırılmasını engellemek. Zaten kredi kartı kullanıyoruz biz diyenler olacaktır ama durum şu. Mutlaka denk gelmişsinizdir, bir ürünün fiyatı “x lira” iken nakit almak istediğinizde fiyatı daha ucuz olan “y lira” oluyor. Kredi kartında ise bu durum olmuyor, neden mi ? Siz ürünü nakit, fişsiz alırsanız, firma vergi ödemek zorunda kalmıyor, kısaca kayıt dışı işlem yapıyor ve sonuç olarak ödemesi gereken vergiyi fiyattan düşüyor. Bu durum müşterinin işine geldiği için müşteri bunu seve seve kabul ediyor. Ama işlem kayıt dışı olduğu için bu vergi kaçırmaya giriyor. Kısaca BKM ‘nin banka kartını yaygınlaştırmaya çalışmasının asıl amacı o. Yani sitesindeki, şifresi var, paranız çalınmaz kaybolmaz vs. bahaneleri tamamen eften püften. Paranızı kaybetmeniz BKM ‘ nin hiç de umrunda olmaz.

İşin müşteri kısmını ise daha farklı ele alalım. İlk olarak, bankalar müşterileri taksitli alışveriş kullanmaya teşvik etmiyor mu? Ömür boyu ufak taksitler (bu benim sloganım) ile müşteriler “cebinde olmayan parayı” harcamaya teşvik edilmiyor mu ? Ülkede kredi kartının kullanımının yaygın olmasının sebebi bu değil mi zaten? Aynı şekilde insanların “cebinde olmayan parayı” aşırı derecede harcaması yüzünden insanlar kredi kartı mağduru olmuyor mu? Bu ülkede borca girmeden birşey alınabiliyor mu? Hayır ! Araba alacaksınız, 2 sene taksitle, kredi alınır, ev alacaksanız yine taksitle kredi ödersiniz. İnsanların cebinde doğru dürüst para yokken nasıl banka kartı kullanacaklar ki ? Bir defa bunu değiştirmenin imkanı yok, bizim ekonomi yapımız bu şekilde. Bu sebeple, banka kartlarının yaygınlaşacağına inanmıyorum.

Bu da benim görüşüm, banka kartını yaygınlaştırmaya çalışmadan önce bir dönüp kendi bankalarımıza neden bakmıyoruz ki? Hesabımda param var, banka kartımla alışveriş yapacam. Ama o da ne ? Banka, benden senelik 70 lira hesap işletim ücreti adı altında “hava parası” kesiyor, aynı şekilde kart parası kesiyor, sigortası cart curt derken, benim hesabımda duran parayı banka düzenli aralıklarla tüketiyor. E ne esprisi kaldı banka kartının ? Ben param kaybolmasın (ki para kaybetmek nedir ki onu anlamadım), ya da nakit param şifreli olsun diye, her sene bankaya bir ton para mı akıtmak zorundayım? Sahte para durumu ise ne kadar sıklıkla bir insanın başına gelir ki? Ya da aynı şekilde, ATM’ler 100 lük ve 50 lik vereceğine daha ufak miktarlar verebilirler değil mi ? BKM insanları banka kartı kullanmaya teşvik etmeden önce, bankaların “hava parası” almasının önüne geçsin. Yasal olarak bu yasak ama bankaların hiç de umrunda olmuyor bu, şikayet etmeden kestikleri parayı geri alamıyoruz. BKM ya da BDDK bankaların hava parasını almasını engellesin, sonra banka kartı kullanımını yaygınlaştırmayı denesinler. Aynı şekilde zaten toplu taşıma araçlarında (minibüs, otobüs vb.) banka kartı geçmediği için insanlar para çekmek zorunda kalıyor. Zaten bu sebeple para çeken birisi, alışveriş için de para çeker, neden banka kartıyla uğraşsın ki?

Sonuç olarak, bu banka kartı olayı Türkiye’de tutmaz, bugün alışveriş yaparken kullananları gördüm ama, banka kartının yaygınlaşacağını sanmıyorum. Ta ki, bankaların haksız yere kazanç sağlamasını engelleyip, insanımıza ellerinde olmayan parayı harcamanın (kısaca borçlanmanın) mantıklı bir şey olmadığını öğretene kadar. İkisinin de olabileceğine inanmadığım için banka kartımı daha uzunca bir süre evde bırakmaya devam edeceğim. Son olarak aşağıda BKM’ nin reklamlarından birine yer verip yazımın sonuna geliyorum.