Yine tembellik yapıp uzunca bir süredir bloga yazmadığımı farkettim, ama bu sefer geçerli bir bahanem var ! İş dünyasına adım attım, koşturuyorum, alışmaya çalışıyorum. Yeni şeyler öğreniyorum, kendimi geliştirmeye çabalıyorum. Neyse, konuyu saptırmadan kısaca bu yazımın içeriğinden bahsetmek istiyorum. Her ne kadar iş dünyasına atılalı sadece 3 ay olmuş olsa da, diğerleriyle paylaşabileceğim bazı şeyler [...]
Yine tembellik yapıp uzunca bir süredir bloga yazmadığımı farkettim, ama bu sefer geçerli bir bahanem var ! İş dünyasına adım attım, koşturuyorum, alışmaya çalışıyorum. Yeni şeyler öğreniyorum, kendimi geliştirmeye çabalıyorum.
Neyse, konuyu saptırmadan kısaca bu yazımın içeriğinden bahsetmek istiyorum. Her ne kadar iş dünyasına atılalı sadece 3 ay olmuş olsa da, diğerleriyle paylaşabileceğim bazı şeyler olduğuna inanıyorum. Gerçi artık gazetelerde, kariyer sitelerinde vb. yerlerde bir sürü nasihat yazısı var, gerçi bu pek nasihat yazısı değil, daha çok bazı yollardan geçip, ah keşke şöyle yapsaydım diyen kişiden (ki o benim) bazı faydalı ipuçları içeren bir yazı olacak bu. Malum, nasihat veren kişiler büyük firmalarda yüksek pozisyonlarda olan kişiler, benim gibi çaylak olanların yazdığını daha görmedim. Türkiye’de üniversite diploması olmayana iş yok diyorlar ya hani, o laf yalan. Aynı şekilde, işsizlik var diyenlerin de pek doğru söylemediğini belirtmek istiyorum, yalnız peşin hükümlü yaklaşmayın ve yazımın devamını okuyun.
Kısaca kendimden bahsedeyim, en azından bu konuda iyi bir örnek olur. Haziran 2010′da üniversiteden mezun oldum, Ağustos 2010′da askere gidip, kısa dönem olarak askerliğimi tamamladım ve Ocak 2011′de geri döndüm. Ve geri döndükten sonra bir şey farkettim : Artık öğrenci değildim, çalışmam gerekiyordu. 15 küsür senelik öğrenci hayatıma bir anda nokta koymak pek kolay olmadı. Her gün derse giderken, şu üniversite bitse de iş hayatına atılsak derdim, şimdi tam tersini diyorum, artık keşke demek için çok geç orası ayrı. E artık iş başa düştü, artık öne sürecek başka bahane kalmadı, iş bakmanın vakti geldi. Öyle iş bakmak da kolay birşey değil, iş ilanına başvurmak ise hiçbir şey ifade etmiyor. Gelin şimdiye kadar öğrendiğim sektörün acı gerçeklerini sizlerle paylaşayım.
- İlk olarak, kariyer sitelerinde gördüğünüz ilanların %70 ini çöpe atın, neden mi? Bu tip sitelerde ilan veren firmaların büyük bir çoğunluğunda aslında öyle bir pozisyonda adam aranmıyor, yani firmalar, sırf kendi markaları göz önünde bulunsun, reklam olsun diye iş ilanı veriyorlar. İnsanlar bir hevesle başvuruda bulunuyor ama nafile. Aynı şekilde, kariyer sitelerindeki ilanlara günde yüzlerce başvuru geliyor, başvuranların büyük bir kısmının cv sine bakılmıyor bile. Artık siteler, filtreleme özelliği sunuyor iş verenlere. Tek tek cv lere bakıp değerlendirilme yapılmıyor yani, bir kaç anahtar kelime ile yüzlerce cv arasından istenen cv ortaya çıkıyor, sizin cv arada kaynıyor. Bunun dışında, aslında o pozisyon için çalışacak kişi bulunsa bile o iş ilanı sitede yer almaya devam ediyor. 5 aydır aynı ilanın kariyer sitesinde döndüğüne şahit oldum, başvurumu yaptım ama dönen olmadı diyorsanız, muhtemelen o pozisyon için birini bulmuşlardır bile.
- Eğitim şart ya hani, o aslında tam olarak doğru değil. Türkiye’de üniversite mezununa iş yok mantığı olduğu için, normalde üniversite okumasına gerek olmayan bölümlerde çalışanlar (teknik iş alanları) sırf iş bulmam daha kolay olsun diye üniversitelerde okuyor, boşu boşuna sınav stresine giriyor, üniversitede 4 senesini harcıyor, ve normalde gerek olmadığı halde bir üniversite diplomasına sahip oluyor.
- Herkes uzman arıyor ! İş ilanlarına inanmayın dedim ama, siz yine de o ilanlara bakın, en azından sektörün ihtiyaçlarını görün. O işi yapabilmek için sizden ne beklendiğini öğrenin, ona göre kendinizi geliştirin. Ama kısaca sizin için ben bundan da bahsedeyim, iş ilanları artık o kadar ütopik oldu ki, 2 -3 kişinin yapacağı işi tek kişinin yapmasını bekliyorlar, ve aynı şekilde 3 kişilik iş için tek kişilik maaş teklif ediliyor. Bu konuda ciddi bir sorun olduğu apaçık ortada, bakalım bu durum ne zaman koca bir krize yol açacak. Herkes uzman arıyor demiştim ya, iş deneyimi bu konuda önem kazanıyor, ben üniversiteden mezunum, uzmanım pek ala demeyin, çünkü yok öyle birşey. Daha sonra bahsedeceğim üzere, üniversite mezunu olmak size hiçbir şey katmıyor.
- Aslında yukarıda bahsettiğim gibi işsizlik yok, sorun şundan kaynaklanıyor : Binlerce iş ilanı var, ama iş verenler o kadar ütopik şeyler arıyor ki, iş arayanlar bu ilanlara başvuramıyor bile. Başvuranlar ise iş görüşmesine gittiklerinde, ütopik isteklere karşılık çok komik maaşlar teklif edildiği için işi kabul etmiyor. Kısaca, iş verenler çok işe az maaş veriyor, bahane olarak da, zaten ülkede işsizlik var, sen beğenmezsen başkası beğenir diyerek potansiyel çalışanını kaçırıyor.
- Yukarıda bahsetmiş olduğum üzere, üniversite mezunu olmak artık şu zamanda pek birşey değiştirmiyor. Çünkü binlerce üniversite mezunu var, burada asıl fark şurada başlıyor : tabiki de iş deneyimi. E ben üniversiteden yeni mezun oldum, iş deneyimim nasıl olacak ki demeyin. İş ilanlarında, 25 yaşını aşmamış 5 sene sektörde deneyimli çalışan bile arıyorlar. Diyeceğim şudur ki, kuru kuru üniversiteye gidip gelmek, vizelere girmek birşey değiştirmiyor, ben bunun pişmanlığını şu an yaşıyorum. Üniversitede okurken, kendi sektörünüzde çalışabileceğiniz, ufak bir rakam hatta ücretsiz bile olsa iş yapabileceğiniz bir yer bulun ve orada çalışın, ya da staj yapın. Bu sayede üniversiteden mezun olduğunuzda cv nize yazabileceğiniz güzel bir iş deneyiminiz olur. Zorunlu olarak yapılan yaz stajlarını saymıyorum, onları herkes yapıyor, 1 aylık iş deneyimini kimse dikkate almıyor.
- Deli gibi paralar verip, ya da sırf sertifika veriyorlar diye gittiğiniz kurslar ve seminerler var ya, onlar da bir işe yaramıyor. İş verenler, o sertifikalara birer kağıt parçası gözüyle bakıyor. Özel şirketlerden alınan, web tasarım vb. sertifikaların bir değeri yok yani. Olay iş konusunda bilginiz ve deneyiminiz olmasından geçiyor. Kısaca durum şu : sektörde 3-4 sene iş deneyimi olan bir lise mezununun üniversiteden yeni mezun olmuş birine göre aynı işe girme ihtimali çok daha yüksek. Dediğim gibi, iş verenler, deneyime, tecrübeye ve istediğiniz maaşa bakıyor. Sırf daha uygun maaşa çalışabilir diye eğitim seviyesi daha yüksek birinden vazgeçebiliyor iş verenler.
- Devir teknoloji devri, artık kariyer sitelerinde yer alan ilanlar yeterli gelmiyor, sosyal medyada, yani facebook, twitter vb. sitelerde bile iş ilanları dönüyor. Orada iş arıyorum diye mesaj göndermeniz bile yeni bir iş teklifi almanızı sağlayabiliyor. Ondan dolayı, sosyal medyayı, komik video gönderme aparatı olarak hor görmeyin, doğru amaçlı kullanıldığında sosyal medya çok işe yarayabiliyor. Aynı şekilde, eş dost aracılığıyla iş bulma durumu aynen geçerliliğini koruyor, bundan dolayı kendinize düzgün bir cv hazırlayıp, etrafınızdakilere göndermekten çekinmeyin. İş aramak ayıp, kötü, utanılacak birşey değil sonuçta sunduğunuz hizmet karşılığında para kazanıyorsunuz.




















Leave Your Response